NİÇİN YALNIZ KURAN

HADİS VE SÜNNET HAKKINDAKİ TUTUMUNUZ NEDİR?

İslamın yazılı kaynağı olarak yalnızca Kuran’ı kabul
ediyoruz. Muhammed Peygamber’e isnad edilen hadis
külliyatını ve mezhep alimlerinin görüşlerini anlatan
kitapları tarihi ve edebi eserler olarak görüp
onlardan da sadece diğer eserlerden yararlandığımız
gibi yararlanıyoruz. Kuran dışında hiçbir kitabın
dinimizi düzenleme yetkisi yoktur.

NEYE DAYANARAK HADİSLERİ VE SÜNNETİ REDDEDİYORSUNUZ?

Öncelikle, hadislere ihtiyacımız yok. Kur’an çelişkisiz
ve tutarlıdır (4/82). Öğüt alınması için tekrar tekrar
ve türlü türlü (tasrif) anlatılmıştır (6/105, 18/54,
17/89). Tefsir edilmiştir (25/33). Tafsil edilmiştir
(7/52, 6/114). Kolaylaştırılmıştır (54/17).
Korunmuştur (15/9). Ve Detaylıdır:

7/52 Bilgiyle detaylandırdığımız, inanan bir toplum
için yol gösterici ve rahmet olan bir kitabı onlara
getirdik.

10/37 Bu Kuran, ALLAH’tan başkası tarafından
düzenlenen bir kitap değildir. Ancak kendisinden
öncekileri onaylayan ve kitabın (yasaların) detaylı
bir açıklamasıdır. Bunda kuşkunuz olmasın; evrenlerin
Rabbindendir.

12/111 Andolsun ki, resullerin hikayelerinden, aklını
ve gönlünü çalıştıranlar için bir ibret vardır. Bu
Kur’an uydurulacak bir hadis/bir söz değildir; aksine
o, önündekini tasdikleyici, her şeyi detaylı
kılıcıdır. İnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve
rahmettir.

39/27 Biz bu Kuran’da, insanlara, her türlü örneği
verdik ki öğüt alsınlar.

18/54 Biz bu Kuran’da insanlar için her türlü örneği
verdik. Fakat insan tartışmaya çok düşkündür.

Kuran’da Dinin kaynağı olarak yalnızca Allah’ın
indirdiği Kitap / Kuran gösterilir.

50/45 Biz onların neler söylediklerini çok iyi
biliyoruz. Sen onların üstüne bir zorba değilsin. O
halde, benim tehdidimden korkanlara sadece Kur’an’la
öğüt ver.

6/19 Sor: “Kimin tanıklığı büyüktür?” De ki: “Benimle
sizin aranızda ALLAH tanıktır. Sizi ve ulaştığı
herkesi uyarmak için bana bu Kuran verildi. ALLAH’tan
başka tanrı olduğuna mı tanıklık ediyorsunuz?” “Ben
böyle tanıklık etmem,” de ve ardından şunu da söyle:
“O bir tek tanrı, ben sizin ortak koştuğunuz şeyden
uzağım.”

6/114 ALLAH’tan başka yasa koyucu mu arayayım? O ki
size kitabı detaylı olarak indirmiştir. Kendilerine
kitap vermiş olduklarımız onun Rabbin tarafından
indirilmiş olduğunu bilirler. O halde kuşkulananlardan
olma.
6/115 Rabbinin kelimeleri doğruluk ve adaletle
tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirebilecek
yoktur. O, İşitendir, Bilendir.

Arapça “Hadis” kelimesinin Türkçe’si “Söz”dür.

45/6 Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz ALLAH’ın
ayetleridir. ALLAH’tan ve ayetlerinden başka hangi
HADİS(söz)e inanıyorlar? (ayrıca bkz. 77/50, 52/34)

Yukarıdaki ayette dinimizi öğrenmek için başvurmamız
gereken tek hadis’in(sözün) en güzel hadis(söz)
(39/28) olan Kuran’dan başka bir şey olmadığı açıkça
ortaya konuyor.

Sünnet kelimesi de “tarz, yol, sistem” gibi anlamlara
gelir ve Kuran’da hiçbir yerde “Peygamberin
sünnetinden” söz edilmez. Allah’ın sünneti
(sünnetullah) olarak kullanılır.

17/76 Seni ülkeden çıkarmak için neredeyse seni zorla
sürecekler. Bu taktirde senden sonra onlar da fazla
kalmayacaklar.
17/77 Senden önce gönderdiğimiz tüm elçiler için
öngördüğümüz sünnet budur. Sünnetimizde herhangi bir
değişiklik göremezsin.

33/62 Öncekilere uygulanmış ALLAH’ın sünnetidir.
ALLAH’ın sünnetinde herhangi bir değişme bulamazsın.

48/23 Öteden beri uygulanan ALLAH’ın sünneti budur.
ALLAH’ın sünnetinde bir değişme bulamazsın.

KURAN NİÇİN BİR “İNSAN”A VE 23 YILDA İNDİ? ELÇİNİN
UYGULAMADA BİZE ÖRNEK TEŞKİL ETMESİ İÇİN DEĞİL Mİ?
AYRICA ALLAH KURAN’DA “ELÇİDE SİZİN İÇİN GÜZEL BİR
ÖRNEK VARDIR” DİYOR.

33/21 Andolsun, Allah resulünde sizin için, Allah’ı ve
ahiret gününü arzu edenlerle Allah’ı çok ananlara
güzel bir örnek vardır.

Bu ayetten hadislerin gerekliliğini çıkarıyorsanız
eğer;

60/4 İbrahim’de ve beraberinde olanlarda sizin için
çok güzel bir örnek vardır. …

Bu ayetten ne çıkarıyorsunuz? İbrahim Peygamber’in
hadisleri nerede?

Sadece Muhammed Peygamber’de değil, bütün
peygamberlerde bizim için bir örneklik vardır. Bu
örneklik Kuran kıssalarında anlatılmıştır..

12/111 Andolsun ki, resullerin hikayelerinden, aklını
ve gönlünü çalıştıranlar için bir ibret vardır. Bu
Kur’an uydurulacak bir hadis/bir söz değildir; aksine
o, önündekini tasdikleyici, her şeyi detaylı
kılıcıdır. İnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve
rahmettir.

12/111 ayetine göre elçi kıssaları da detaylıdır. Ama
genelde Kuran’da bu kıssaların geçtiği yer, zaman,
elçi dışında kişilerin isimleri vs. verilmez. Demek ki
Allah’ın detaydan kastı başka, çünkü kıssalar hakkında
aklımıza takılan bazı detaylar Kuran’da yok. Öyleyse
detaylı demek, bizim ihtiyaç duyacağımız, bizim için
gerekli olan bütün bilgileri içeriyor demektir. Kehf
suresinde ashabı kehf kıssasında Allah’ın “3’tür 5’tir
7’dir” diye onların sayısı hakkında tartışanları
yermesi veya Bakara suresine ismini veren kıssada
yahudilere inek kesin dediğinde yahudilerin tekrar
tekrar detay istemesi karşısında Allah’ın “az kalsın
kesmeyeceklerdi” (2/71) demesi bize ibret olmalıdır.

18/22 Tahminde bulunanların bazıları, “Onlar üçtür,
dördüncüleri köpekleridir,” derken diğerleri de,
“Beştir, altıncıları köpekleridir,” diyecekler.
Başkaları ise, “Yedidir, sekizincileri köpekleridir,”
diyecekler. De ki, “Onların sayısını en iyi bilen
Rabbimdir.” Onları bilen azdır. Onlarla yüzeysel
olması hariç tartışmaya girme ve onlardan hiç kimseye
de bu konuyu danışma.

2/67 Musa, toplumuna dedi ki: “Allah size bir inek
kesmenizi emrediyor.” Dediler ki: “Sen bizimle alay mı
ediyorsun?” Dedi ki: “Cahillerden biri olmaktan
Allah’a sığınırım.”
2/68 Şöyle konuştular: “Çağır Rabbine bizim için,
açıklasın bize neymiş o!” Cevap verdi: “O diyor ki,
bahsettiğim ne yaşlıdır ne de körpe.İkisi arası bir
inektir.”Hadi size emredileni yapın!
2/69 Şöyle dediler: “Çağır Rabbine bizim için, neymiş
onun rengi açıklasın bize.”Cevap verdi: “O diyor ki,
bahsettiğim, sarı, rengi parlak bir inektir;
seyredenlere mutluluk verir.”
2/70 Şöyle dediler: “Dua et Rabbine, açıklasın bize
neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla
karıştı.Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele
elbette kılavuzlanacağız.”
2/71 Cevap verdi Musa: “Allah diyor ki, bahsettiğim,
boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı sürmez, ekini
sulamaz.Salma hayvandır.Alaca yoktur onda.”Dediler ki:
“İşte şimdi gerçeği getirdin.”Ve ardından onu
boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı.

Sadece Hz. Muhammed değil bütün elçiler bizim için
örnektirler. Onların örnekliğini tam ve detaylı olan
Kuran’dan öğreniriz. Bazı detaylar Kuran’da yer
almamışsa bu, o konuların dini açıdan bizi
ilgilendirmediğini/bağlamadığını gösterir. Hz.
Muhammed devlet başkanı sıfatıyla gerçekten altını
erkeklere yasaklamış da olabilir ama bu önemli bilgi
Kuran’da yer almadığına göre bizi bağlamaz…

18/109 De ki, “Rabbimin sözleri için okyanus mürekkep
olsa ve hatta bir o kadarını da katsak, Rabbimin
sözleri tükenmeden okyanus tükenir.”

ALLAH KURANDA “ELÇİYE İTAAT EDİN” DİYOR. SİZ HZ.
MUHAMMED’İ Mİ REDDEDİYORSUNUZ?

Biz asla Muhammed Peygamber’i reddetmiyoruz Diyoruz ki
elçiye itaat, ona atfedilen hadislere değil onun
getirdiği mesaja yani Kuran’a itaatle olur.

Allah “Elçiye itaat eden Allah’a itaat etmiştir” diyor
kuranda:

4/80 Resule itaat eden Allah’a itaat etmiş olur. Yan
çizen çizsin, biz seni onlar üzerine bekçi
göndermedik.

Allah’a itaat etme iddiasında olanlar mutlaka O’nun
gönderdiği elçiye de itaat etmek zorundadırlar. Aksi
bir tutum, samimiyetsizliği gösterir. Çünkü elçinin
ilettiği mesaj kendi hevasından (kuruntusundan)
değil*, Allah’tandır. Allah’a itaat Allah’ın mesajına
itaat, mesaja itaat ise onu getiren elçiye itaat
olarak ortaya çıkar…

Yoksa Tevbe suresinin ilk ayetlerini Allah ve Muhammed
Peygamber birlikte mi yazmışlardır:

9/1 Bu, Allah ve resulünden, kendileriyle antlaşma
yapmış bulunduğunuz müşriklere bir ihtardır.

Elbette “Allah’a itaat edin, elçiye de itaat edin…
Allah ve elçisinden uyarıdır. Allah ve elçisine savaş
açanlar… “ gibi ayetlerden iki ayrı otorite
çıkarılamaz. Muhammed peygamber Allahın kulu
ve elçisidir. Kuran’ı incelediğimizde -daha Fatiha
suresindeyken bile- görürüz ki, tek otorite Allah’tır,
hüküm yalnızca Allah’a aittir… Elçinin görevi
Allah’ın mesajını iletmektir.

29/18 Yalanlarsanız, sizden önceki toplumlar da
yalanlamışlardı. Elçinin görevi ancak açıkça
bildirmektir.

5/92 ALLAH’a uyun, elçiye uyun, dikkatli olun. Yüz
çevirirseniz bilesiniz ki elçimize düşen görev, açıkça
bildirmektir.

*Not:

53/2 Arkadaşınız (Muhammed) ne sapmıştır, ne de
azmıştır.
53/3 O, kuruntudan, keyfinden konuşmuyor.
53/4 İndirilmiş bir vahiyden başkası değildir o.
53/5 Kuvvetleri çok müthiş olan belletip öğretti onu
ona.

Yukarıdaki ayetler hadis yanlıları tarafından Muhammed
Peygamberin ağzından çıkan her sözün vahiy kaynaklı
olduğu iddiasına delil olarak sunulabilmiştir. Kuran’a
insan sözü diyen inkarcılara Kuran’ın Allah’ın sözü
olduğunu bildiren bu ayetlerin anlamını kaydırıp
hadislere gönderme yapmak gerçekten orijinal bir
buluştur.

“BİZ SANA MESAJI İNDİRDİK Kİ ONLARA İNDİRİLENİ
AÇIKLAYASIN” (16:44) AYETİNE GÖRE, PEYGAMBER KURAN’I
AÇIKLAMIŞTIR. ONUN AÇIKLAMALARI BİZİM İÇİN ÖNEMLİ
DEĞİL Mİ?

16/44 Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da
bu Zikir’i/Kur’an’ı vahyettik ki, kendilerine
indirileni insanlara açık-seçik bildiresin (beyan) de
derin derin düşünebilsinler. (ayrıca bkz. 14/4)

Ayetteki “Litübeyyine (beyan edesin)” kelimesi, Türkçe
karşılığı olan “Açıklamak” kelimesi gibi bir kaç
anlamlıdır: 1) Gizli bir şeyi açıklamak. 2) Anlışılmaz
bir şeyi açıklamak. Birisi gizlinin zıddı, diğeri ise
anlaşılmazın zıdıdır. Ayet, peygambere, insanların
duyusu ötesinde bir sistemle vahyedileni gizlemeyip
açıklamasını emretmektedir. Kuran zaten Tanrı
tarafından açıklanan, açık bir Arapça ile inen,
anlaşılması kolay apaçık bir kitap olduğundan (5:15;
26:195; 11:1; 54:17) peygamberin onu ayrıca
kapalı/anlaşılmaz bir kitapmış gibi açıklama görevi
yoktur. 16:44 ayetindeki “Litübeyyine” kelimesi 3:187
ayetindeki “Letübeyinünnehü” kelimesi ile aynı
anlamdadır.

3/187 ALLAH kendilerine kitap verilenlerden, “Onu
mutlaka insanlara açıklayacaksınız,
gizlemiyeceksiniz,” diye söz almıştı. Fakat onlar, onu
arkalarına atıp az bir fiyata sattılar. Ne kötü bir
alış veriş!

3:187 ayeti, kitap ehlinin kendilerine gelmiş olan
vahyi gizlemeyip açıklamaları gerektiğini
bildirmektedir.

PEKI AMA HADISLERDEN HÜKÜM ÇIKARAN BU KADAR İSLAM
ALIMI, MEZHEP IMAMLARI YANILDI MI? BUHARI, TIRMIZI,
İBN MACE GIBI BÜYÜK MUHADDISLER ABESLE MI IŞTIGAL
ETTILER? O BÜYÜK INSANLAR HAYATI BIR KONU OLAN
“İSLAM’IN KAYNAĞI” KONUSUNDA HATA MI YAPTILAR? AYRICA
DÜNYADA BU KADAR MÜSLÜMAN INSAN İSLAM ALIMLERININ
IZINDEN GIDERKEN HEPSI YANILIYOR DA, BIR SIZ MI DOĞRU
YAPIYORSUNUZ?

Dünyadaki müslümanların büyük bir çoğunluğunun
hadislere, geçmiş alimlere uyduğu doğru ama çoğunluğun
tutumu gerçeğe dair bir delil değildir. Dünyada İsa
Peygamber’in Allah’ın oğlu olduğunu iddia eden büyük
bir kitle de var.

Enam suresinin 116. ayetine göre, “çoğunluğa uymak”
insanı hidayete ulaştıran bir yol değildir:

6/114 Allah size Kitap’ı ayrıntılı kılınmış bir halde
indirmişken, Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım?
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun, Rabbinden hak
olarak indirildiğini biliyorlar. Sakın kuşkuya
düşenlerden olma.
6/115 Rabbinin sözü hem doğruluk hem de adalet
bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini
değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur. En iyi işiten, en
iyi bilendir O.
6/116 Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan seni
Allah yolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar
onlar ve sadece saçmalarlar.
6/117 Kendi yolundan kimin saptığını en iyi senin
Rabbin bilir. Hidayete ermiş olanları en iyi bilen de
O’dur.

Atalar, geçmiş alimler, dedeler, babalar da aynı
“çoğunluk” gibi gerçeği bildirmede, doğru yolu
göstermede yetkili bir otorite değildirler.

43/19 Rahman’ın kulları olan melekleri, dişiler
saydılar. Onların yaratılışına tanık mıydılar?
Tanıklıkları yazılacak ve sorguya çekilecekler.
43/20 Bir de dediler ki: “Rahman dileseydi, onlara
tapınmazdık.” Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur.
Sadece saçmalıyorlar.
43/21 Yoksa onlara bundan önce bir kitap verdik de ona
mı yapışmaktadırlar?
43/22 Hayır, sadece şunu söylemişlerdir: “Biz
atalarımızı bir ümmet/bir din üzerinde bulduk; onların
eserlerini izleyerek biz de doğruya ve güzele
varacağız.”
43/23 İşte böyle! Senden önce de hangi kente bir
uyarıcı göndermişsek, oranın servetle şımarmış
kodamanları mutlaka şöyle demişlerdir: “Biz,
atalarımızı bir ümmet/bir din üzerinde bulduk; onların
eserlerine uyarak yol bulacağız.”
43/24 Uyarıcı dedi: “Peki, ben size, atalarınızı
üzerinde bulduğunuz şeyden daha iyi yol göstereni
getirmiş olsam da mı?” Dediler: “Doğrusu, biz seninle
gönderilen şeyi tanımıyoruz.”

Apaçık gerçeklerin karşısına mazeret olarak ataların
görüşlerini, öğretilerini çıkarmak Kuran’ın birçok
ayetinde gündeme getirilmiş ve yerilmiştir.

2/170 Onlara, “ALLAH’ın indirdiğine uyun,” dense,
“Hayır, biz atalarımızın izlediği yolu izleriz,”
derler. Peki, ataları bir şey düşünemiyen ve doğru
yolu bulamıyan kimseler olsalar da mı?!

21/52 (İbrahim) Babasına ve toplumuna şöyle demişti:
“Şu başına toplanıp durduğunuz heykeller de ne?”
21/53 Dediler: “Atalarımızı onlara kulluk/ibadet eder
bulduk.”
21/54 Dedi: “Vallahi, siz de atalarınız da açık bir
sapıklık içine düşmüşsünüz.”

26/70 Hani babasına ve toplumuna şöyle demişti: “Siz
neye kulluk/ibadet ediyorsunuz?”
26/71 Dediler: “Bir takım putlara tapıyoruz. Onların
önünde toplanıp tapınmaya devam edeceğiz.”
26/72 Dedi: “Yalvarıp yakardığınızda sizi duyuyorlar
mı?”
26/73 “Size yarar sağlıyor yahut zarar veriyorlar mı?”
26/74 Dediler: “Hayır. Ancak atalarımızı böyle yapar
bulduk.”

28/36 Musa onlara apaçık ayet ve mucizelerimizle
gidince, “Bu ancak uydurma bir büyüdür. Biz böyle bir
şeyi önceki atalarımızdan işitmedik,” dediler.

31/20 Görmediniz mi, Allah, göklerde ve yerde bulunan
şeyleri sizin emrinize verdi ve görünür-görünmez
nimetlerini üstünüze saçtı. İnsanlardan öylesi var ki,
Allah hakkında ilimsiz, kılavuzsuz ve aydınlatıcı bir
kitaba dayanmaksızın mücadele eder.
31/21 Böylelerine, Allah’ın indirdiğine uyun
dendiğinde şu cevabı verirler: “Hayır, biz atalarımızı
üzerinde bulduğumuz şeye inanırız.” Peki şeytan
onları, alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?

Bugün de bazı insanlar Allah’ın kitabında bildirmediği
şeyleri Atalarından gelen bilgilere dayanarak öne
sürmekteler. “Allah erkeğe sarı ve kırmızı giymeyi
haram kıldı, Allah adet gören kadının camiye girmesini
istemiyor, Allah abdestli olmayanın Kurana dokunmasını
istemiyor, Allah bütün evreni Hz. Muhammed’in yüzü
suyu hürmetine yarattı, vs..” diyorlar. Aynı Kuran’da
anılan şu insanlar gibi:

5/103 Allah ne bahire yapmıştır ne saibe ne vasile ne
de ham. Ne var ki inkara sapanlar yalan uydurarak
Allah’a iftira ediyorlar ve çokları da akıl
erdiremiyorlar.
5/104 Onlara, Allah’ın indirdiğine ve resule gelin
dendiğinde şöyle derler: “Atalarımızı üzerinde
bulduğumuz şey bize yeter.” Peki, ataları hiçbir şey
bilmiyor, doğru yolu bulamıyor idiyseler de mi?

7/28 Onlar, ‘çirkin bir hayasızlık’ işlediklerinde:
“biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu
bize emretti” derler. De ki: “Şüphesiz Allah, ‘çirkin
hayasızlıkları’ emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi
Allah’a karşı mı söylüyorsunuz?”

Atalarının yanılmaz olduğunu düşünen insanlar,
Allah’ın haram kılmadığı şeyleri, emretmediği şeyleri
ona izafe ettikleri için, Allah’ın dinini tahrif edip,
zorlaştırıp insanları İslam’dan soğuttukları için ve
en önemlisi Alimlerini (yanılmaz, itaat edilmesi
gereken, din alanında otorite kabul edip) rabler
edindikleri(9/31) için cehennemi hak ettiklerinde suçu
uydukları atalarına atamayacaklardır:

7/172 Hani Rabbin, ademoğullarından, bellerinden
zürriyetlerini alıp onları öz benliklerine şahit
tutarak sormuştu: “Rabbiniz değil miyim?” Onlar:
“Rabbimizsin, buna tanıklık ederiz.” demişlerdi.
Kıyamet günü, “biz bundan habersizdik” demeyesiniz.
7/173 Şöyle de demeyesiniz: “Daha önce atalarımız
şirke batmıştı. Biz de onların ardından gelen bir
soyuz. Gerçeği çiğneyenler yüzünden bizi helak mı
edeceksin?”
7/174 Biz, ayetleri işte bu şekilde ayrıntılı
kılıyoruz ki, hakka dönebilsinler.

11/109 Şunların kulluk etmekte oldukları şeyler
yüzünden bir kuşku içine girme. Daha önce atalarının
kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar, hepsi bu. Biz
onların da nasiplerini hiç eksilmeden elbette
vereceğiz.

33/66 Gün olur, yüzleri ateşin içinde evrilip
çevirilir şöyle derler: “Vay başımıza! Keşke Allah’a
itaat etseydik, keşke resule itaat etseydik.”
33/67 Ve derler ki: “Rabbimiz biz, efendilerimize,
büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar.”
33/68 “Rabbimiz, onlara iki kat azap ver; onları büyük
bir lanetle lanetle!”

Bir seçim yapmak gerekiyor. Allah ve elçisi mi
(24/52), yoksa atalar ve çoğunluk bu? Kuran mı, yoksa
hadis kitapları, ilmihaller ve kutsal(!) kişilerce
yazılmış diğer binlerce kitap mı? Gerçek mi, yoksa zan
mı? (2/78, 6/116, 6/148, 10/36)

HADİSLERE DE UYSAK NE OLUR? ZATEN DÜNYADA MÜSLÜMANLAR
EZİLİYORLAR. BİRLİK OLMAMIZ GEREKİRKEN SİZ NİÇİN FİTNE
YARATIYORSUNUZ?

Müslümanların birlik olmaları gerektiğini Allah da
Kuran’da belirtiyor. Ancak bu birlik batıl üzerine,
zan üzerine kurulamaz. Biz fitne peşinde değiliz.
Yanlışa hak adına karşı çıkmak fitne değildir. Allah
gerçeği gizlemeyi haram kılmıştır:

2/42 Hakkı batılla/saçmalık ve tutarsızlıkla
kirletmeyin. Bilip durduğunuz halde gerçeği
gizliyorsunuz.

2/159 İndirdiğimiz açık-seçik delillerle, kılavuz
mesajı; biz onu Kitap’ta insanlara ayan-beyan
gösterdikten sonra gizleyenlere, işte onlara, hem
Allah lanet eder hem de diğer lanet okuyanlar lanet
eder.
2/160 Tevbe edip hallerini düzeltenlerle gerçeği
açıklayanlar müstesna.İşte böylelerinin tevbesini
kabul ederim. Doğrusu ben tevbeleri çok çok kabul
edenim, rahmeti sınırsız olanım.

3/71 Ey Ehli Kitap! Neden doğru ile yanlışı birbirine
karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?

Bu bölümün sonunda bir soru da biz hadis
savunucularına soralım:

Bizim kaynağımız 114 sureden oluşan Kuran-ı Kerim…
Sizin Kuran’ın yanındaki kaynağınız tam olarak nedir?
Lütfen liste halinde; hangi hadis kitapları ve
içlerindeki hangi hadisler, hangi alimlerin hangi
görüşleri, hangi ilmihaller? Kuranın yanında dinin
diğer kaynağı dediğiniz külliyat kaç kitaptan, kaç
sayfadan oluşur? İnsanları tam olarak neye
çağırıyorsunuz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: